Türkiye'de ticari hayatta, özellikle ithalata dayalı sektörlerde, hammadde tedarikinde veya uzun vadeli projelerde sözleşme bedellerinin döviz (genellikle USD veya EUR) cinsinden belirlenmesi oldukça yaygındır. Ancak, 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin tebliğler gereğince, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri birçok sözleşmede ödeme yükümlülüklerinin Türk Lirası olarak yerine getirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durum, bedeli döviz olarak belirlenen ancak ödemesi TL olarak yapılan sözleşmelerde, "fatura tarihi" ile "fiili ödeme tarihi" arasındaki kur dalgalanmalarından kaynaklanan ciddi hukuki ve mali ihtilaflara yol açmaktadır. Bu makalede, dövizli ticari sözleşmelerde kur farkı alacağının nasıl doğduğunu, hukuki zeminini ve geçmiş kur verileriyle nasıl hesaplandığını ele alacağız.
Kur Farkı Alacağı Hangi Durumlarda Doğar?
Bir sözleşmede bedel yabancı para üzerinden belirlenmiş (örneğin 10.000 USD), ancak ödemenin TL karşılığı yapılacağı kararlaştırılmışsa kur farkı meselesi gündeme gelir.
İhtilaf genellikle şu senaryoda yaşanır:
- Satıcı, malı teslim eder ve fatura tarihindeki kur (örneğin 30,00 TL) üzerinden faturayı TL olarak (300.000 TL) keser.
- Alıcı, borcunu vadesinde (veya gecikmeli olarak) öder. Ancak ödeme yapıldığı tarihte kur yükselmiştir (örneğin 33,00 TL).
- Alıcı, fatura üzerinde yazan 300.000 TL'yi ödeyerek borcunu kapattığını düşünür.
- Satıcı ise, asıl borcun 10.000 USD olduğunu ve ödeme günündeki kura göre 330.000 TL ödenmesi gerektiğini savunarak 30.000 TL "kur farkı" talep eder.
Yargıtay'ın Kur Farkı Yaklaşımı
Yargıtay kararları incelendiğinde, taraflar arasında döviz cinsinden geçerli bir sözleşme varsa, ödemenin yapıldığı tarihteki kurun esas alınması gerektiği yönünde yerleşik bir içtihat bulunmaktadır.
Yani, faturanın TL kesilmiş olması, sözleşmenin dövizli olma vasfını ortadan kaldırmaz. Fatura, vergi mevzuatı gereği (VUK) o günkü kurdan TL olarak düzenlenmek zorundadır. Ancak asıl borç (sözleşme bedeli) dövizdir.
Dolayısıyla, satıcı ödeme tarihindeki kur üzerinden eksik kalan kısmı (kur farkını) talep etmekte haklıdır. Eğer alıcı zamanında ödeme yapmış olsaydı bile, ödeme günkü efektif satış veya alış kuru (sözleşmede ne yazıyorsa) dikkate alınır.
Gecikmeli Ödemelerde Kur Farkı ve Faiz
Eğer alıcı, borcunu vadesinde ödemez ve temerrüde düşerse, satıcının (alacaklının) yasal hakları daha da güçlenir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 99'a göre, yabancı para borcu vadesinde ödenmemişse, alacaklı şu iki haktan birini seçebilir:
- Vade tarihindeki kur üzerinden ödeme talep etmek. (Kur düşmüşse alacaklı bunu tercih etmez).
- Fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme talep etmek. (Kur genellikle yükseldiği için alacaklılar daima bu seçeneği kullanır).
Ayrıca alacaklı, asıl döviz alacağına (örneğin USD) ait devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi de talep edebilir.
Vaka Analizi ve Hesaplama Örneği
Bir yazılım firması (Satıcı), bir üretim tesisine (Alıcı) özel bir yazılım geliştiriyor.
- Sözleşme Bedeli: 20.000 EUR
- Fatura Tarihi (Vade): 10 Şubat 2024
- 10 Şubat TCMB Döviz Alış Kuru: 33,00 TL
- Fatura Tutarı: 20.000 EUR × 33,00 TL = 660.000 TL
Alıcı ödemeyi geciktiriyor ve ancak 10 Haziran 2024 tarihinde ödeme yapıyor. Alıcı, bankaya 660.000 TL havale ediyor.
- Fiili Ödeme Tarihi: 10 Haziran 2024
- 10 Haziran TCMB Döviz Alış Kuru: 35,50 TL
- Ödenmesi Gereken Gerçek Tutar: 20.000 EUR × 35,50 TL = 710.000 TL
Kur Farkı Talebi:
Satıcı, eksik ödenen 50.000 TL (710.000 TL - 660.000 TL) için alıcıya Kur Farkı Faturası keser. Eğer alıcı bu kur farkı faturasına yasal süresi içinde (8 gün) itiraz etmezse, fatura içeriği kesinleşir ve icra takibine konu edilebilir.
Bu hesaplamalarda geriye dönük resmi TCMB kurlarını bulmak ve matematiksel işlemi hatasız yapmak için, Geçmiş Kur Arşivi aracımızı güvenle kullanabilirsiniz. Araca sözleşme bedelini (20.000), vade tarihindeki kuru (33,00) ve ödeme tarihindeki güncel kuru (35,50) girdiğinizde, talep etmeniz gereken kur farkı alacağını anında hesaplayabilirsiniz.
Sözleşmeleri Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?
İleride doğabilecek hukuki uyuşmazlıkları ve kur farkı kayıplarını önlemek için sözleşmelere şu net maddeler eklenmelidir:
- Kurun Belirlenmesi: "Ödeme, fiili ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış Kuru (veya Alış Kuru) esas alınarak TL cinsinden yapılacaktır."
- Kur Farkı Kabulü: "Taraflar, vade tarihi ile fiili ödeme tarihi arasında aleyhe oluşacak kur farklarının, faturası mukabilinde defaten ödeneceğini peşinen kabul ve taahhüt eder."
- Faiz Oranı: Temerrüt (gecikme) durumunda uygulanacak döviz faizi oranı veya yasal gecikme faizi açıkça belirtilmelidir.
Sonuç
Dövizli sözleşmelerde ödemelerin TL yapılması zorunluluğu, kur farkı takibini ticari işletmeler için hayati bir operasyon haline getirmiştir. Geç ödemelerden veya hatalı hesaplamalardan doğan kur kayıplarını yasal yollarla talep edebilmek için, sözleşmelerin sağlam temellere dayanması ve hesaplamaların doğru verilerle yapılması şarttır. Geçmiş Kur Arşivi aracımız, bu süreçte avukatların, mali müşavirlerin ve şirket yöneticilerinin geriye dönük kur analizlerini saniyeler içinde, pratik bir şekilde yapmalarına olanak tanır.